Sonunda aradığı yeri bulmuştu Helen. Kasabanın öbür ucundaki bu salona; kenarlarında dev meşe ağaçları bulunan, kırmızı renkli kaldırım taşlarıyla döşenmiş uzun caddenin sonuna kadar yürüyerek gelmişti. İlk defa geldiği bu salonda, kasabadaki oyuncular için sıradan, kendisi için ise çok önemli bir satranç turnuvası olacaktı. Kendisinin ilk satranç turnuvası... heyecanından dolayı kısa siyah saçları ile oynarken; büyük, kırmızı-beyaz renklere boyanmış, dört köşesinden sütünlarla desteklenmiş bir kutuya benzeyen salonu hayranlıkla izledi. Aklında tek bir soru vardı: ''Acaba onu utandırır mıyım?''
İçeri girdiğinde, giriş kapısının yanındaki büyük beyaz masada oturan görevli ile karşılaştı. Kahverengi ceketi ve içine giydiği siyah gömleğiyle garip gözüken genç görevli, gülümseyerek bir form uzattı ve: ''Bu liste internetten kayıt yaptıran oyuncuların listesi. Lütfen bu listeden isminizi bulup yanına imzanızı atın'' dedi.
Helen Oswald... İsminin yanına imza atan Helen, listeyi geri vermeden önce listeye biraz göz gezdirdi. Turnuvaya 7-17 yaş arası sporcular katılabiliyordu ve kendisiyle beraber tam otuz sekiz kişi başvurmuştu.Bir an için içini büyük bir heyecan kapladı. Şimdiye kadar sadece internet üzerinden satranç oynamıştı.İlk defa birisiyle yüz yüze maç yapacaktı.Ayrıca kendisi on bir yaşındaydı.Kendisinden altı yaş büyük rakiplerle oynayabilirdi. Kalabalık da onu ürkütüyordu. Küçüklüğünden beri tek başına yaşamaya alışmış kendisi için bu kadar fazla yarışmacı olacak olması korkutucuydu. Bunları düşündüğü sırada görevlinin kızgın bakışını fark eden Helen,hemen kağıdı ona geri verdi.Ardından da içeri doğru yol aldı.
Kahverengi kapıyı araladıktan sonra maçların oynanacağı bölüme girmişti. İlk gördüğü şey masmavi bir zemin ve beyaz renkli masalar oldu. Yaklaşık yirmi adet küçük masa iki sıra halinde yan yana dizilmişti.Her masanın üzerinde bir satranç tahtası ve bir satranç saati vardı. Masaların yanında da büyük,beyaz renkli plastik sandalyeler vardı. Ayrıca yarışmacıların yakınları ve antrenörleri için de kenarlara sandalye konulmuştu. Helen kalabalıktan uzak sandalyelerden birine oturdu ve gelen gideni izleyerek turnuvanın başlamasını beklemeye başladı.
*********************************************************************************
Eliza kahkahaları ile sokağı inletiyordu. Sabahın köründe, yüzüne pembe bir maske geçirmiş bir bücür ile beraber sıradan bir turnuvaya yetişmek için koşturuyordu. Neredeyse iki sene sonra reşit olacak yaşa gelmişti;fakat hala bu tarz şeyler hoşuna gidiyordu. Yine de kimseye görünmeden salona girmeyi umuyordu. Sekiz yaşındaki bir velet ile beraber koşturduğunu kulüpdekilerden biri görse yerin dibine girerdi.
Eliza, derin düşüncelerinden Lily'nin sorusu ile sıyrıldı.Koşmayı bırakıp, pembe maskesinin içinde daha da belirginleşen yemyeşil gözlerini Eliza'ya çevirmiş olan Lily, meraklı bir ses tonuyla: ''Eliza,bizim gruptan başkası gelecek mi?'' diye sordu.
''Hayır.'' dedi Eliza. ''Başkanın yaşı tutmuyor. Bob ve Meeren ise şehir dışında. Diğerlerinin de okullarında sınavları varmış. Sadece ikimiz varız.''
''Anlıyorum'' dedi, minik elleri ile dizlerini ovuşturan Lily. ''Bu turnuva da sıkıcı olacak öyleyse.Kolayca madalya almak eğlenceli değil.'' dedi bıkkın bir ses tonuyla.
*********************************************************************************
Helen'in dizleri titriyordu. Böyle bir atmosferde dizlerinin titrememesi mümkün değildi. Salon insanlarla dolup taşmıştı. Bu kadar insanın satranç için bir araya gelmesi kendisi için inanılmaz bir şeydi. Burada olduğu için çok mutlu olsa da, mutluluğu yaşadığı heyecanın gölgesinde kalıyordu. Eşleşmeleri beklemeye devam ederken, maç sırasında yanlış bir hamle yapmamayı diliyordu Helen.
Saat ona gelirken; kısa siyah saçlı, üzerinde mavi kot ceket olan görevli masaların ilerisindeki panoya bir kağıt astı ve: ''İlk tur eşleşmeleri asılmıştır.Yarışmacılar buradan masalarına bakıp yerlerine geçtikten sonra ilk tur başlayacaktır.'' dedi. Ardından yarışmacılar hızla panoya doğru yöneldi. Helen de o kalabalığın arasına karıştı ve oynayacağı masayı öğrenmek için panoya doğru hareket etti.
16. Masada beyaz taşlar ile oynayacaktı. Rakibinin adı Nasami Niiji idi. Acaba rakibi nasıl biriydi? Masasına geçen Helen, rakibinin gelmesini ve ilk turun başlamasını beklemeye başladı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder